Home / Diyabet / Otoimmün hepatit (OİH)

Otoimmün hepatit (OİH)

Otoimmün hepatit (OİH) karaciğerin kronik inflamatuar bir hastalığı olup,
tedavi edilmediği takdirde sıklıkla karaciğer yetmezliği, siroz ve ölüme yol
açabilmektedir. Diğer otoimmün hastalıklara benzer şekilde OİH’nin nasıl başladığı
çıktığı net olarak bilinmemekle birlikte çevresel ajanların etkisi, immün tolerans
kaybına bağlı olarak artmış T hücre aktivitesi ve genetik yatkınlığın hastalık
gelişiminde rol oynadığı düşünülmektedir. Bu hastalığın patogenezi tam olarak
anlaşılamamış olmasına rağmen son yıllarda fareler üzerinde geliştirilen OİH
modelleri hem hastalığın daha iyi anlaşılmasına hem de daha iyi tedavi edilmesine
olanak sağlayacak gibi görünmektedir.
Adenozin deaminaz (ADA) pürin metabolizmasında rol alan bir enzimdir.
ADA tüm dokularda bulunmakla beraber esas olarak lenfoid dokuda bulunur ve
lenfositlerin çoğalmasında ve farklılaşmasında rol alır. Hücre aracılı immün yanıtta
önemli fonksiyonu bulunduğu için bir aktivite belirteci olarak kullanılabileceği
öngörülmüştür. Adenozin, ADA tarafından inozin’e dönüştürülen endojen anti-
inflamatuar bir ajandır7
. Bu nedenle artmış ADA aktivitesi, adenozin düzeyini
düşürerek inflamatuar durumlarda rol alabilmektedir. Daha önce yapılan bazı
çalışmalarda tifo ve tüberküloz gibi hücresel immünitenin rol aldığı enfeksiyöz
durumlarda ADA düzeylerinin artmış olduğu gösterilmiştir8,9. Yine benzer
mekanizmanın rol alabileceği düşünülen romatoid artrit (RA), çölyak hastalığı, still
hastalığı, sistemik lupus eritematozus gibi inflamatuar hastalıklarda yapılan
çalışmalarda da, ADA aktivitesinin artmış olduğu gösterilmiştir10–13
. Viral
hepatitlerin patogenezinde T hücrelerin rol aldığı ve bu nedenle ADA düzeyinin
artmış olabileceği hipoteziyle yapılan çalışmalarda da artmış ADA düzeylerinin
hastalık aktivasyonu ile ilişkili olabileceği gösterilmiştir

OİH; aminotransferaz yüksekliği, otoimmün özellikler, serumda bulunan
otoantikorlar, yüksek serum globulin konsantrasyonu, karaciğer histolojisinde
nekroinflamatuar değişiklikler ve immünosupresif tedaviye dramatik yanıt ile
karakterize, etyolojisi bilinmeyen kronik inflamatuar bir hastalıktır16,17
. Bu hastalık
ilk olarak 1950’li yıllarda “hipergamaglobulinemik kronik hepatit” olarak
tanımlanmıştır18. Takip eden dönemde kronik aktif hepatit, kronik agresif hepatit,
plazma hücreli hepatit ve otoimmün kronik aktif hepatit olarak adlandırılmıştır17
.
Daha sonra hastalığın diğer otoimmün sendromlar ve lupus eritematozus fenomeni
ile birlikteliğinin fark edilmesi üzerine “lupoid hepatit” olarak tanımlanmıştır19
.
Ancak sistemik lupus eritematozusta (SLE) görülen organ tutulumlarının bu
hastalarda görülmemesi üzerine ilerleyen dönemde bu terminoloji terk edilmiştir.
1992 yılında “otoimmün hepatit” bu hastalık için en uygun isimlendirme olarak
önerilmiştir20
.

Otoimmün Hepatit’in Tipleri
OİH sınıflaması otoantikor tiplerine göre yapılmaktadır2,16. Tip 1 ve tip 2 OİH
olmak üzere hastalığın iki tipi bulunmaktadır. Bu tiplerin genel özellikleri Tablo 2-2
de özetlenmiştir.
Tip 1 otoimmün hepatit: Tüm OİH lerin yaklaşık olarak %75’ini oluşturan
bu grupta ANA veya ASMA’dan biri pozitif olarak bulunmaktadır27,30. Ayrıca anti
SLA; tip 1 ve tip 2 OİH hastaların %10-30 unda pozitif olarak görülebilmektedir.
Hastalık her yaşta görülebilmesine rağmen, hastaların büyük çoğunluğu 40 yaş
öncesinde tanı almakta ve yaklaşık olarak %75’ini kadınlar oluşturmaktadır. Tip 1
OİH olan hastalarda HLA DR3 pozitifliği, HLA DR4 pozitifliğine göre daha genç
yaşta hastalığın başlanması ve kötü seyirle ilişkili olup, bu grup hastalarda tedavi
sonrası nüks ve karaciğer transplantasyon ihtiyacı daha fazla olmaktadır.

OİH Tiplerinin Sınıflandırılması ve Genel Özellikleri
Tip 1 OİH Tip 2 OİH
Otoantikorlar ANA
ASMA
Anti-actin antikor
Anti SLA/LP (%25)
Anti LKM-1
Anti LC-1
Yaş Tüm yaş gruplarında Çocuklarda ve genç
erişkinlerde
Cinsiyet(K:E) 3:1 10:1
Klinik Değişken Genellikle ağır
Histopatoloji Hafif hastalıktan siroz’a
kadar geniş spektrumda
Genellikle ilerlemiş, artmış
inflamasyon ve siroz
Tedavi Başarısızlığı Nadir Yaygın
İlaç Kesilmesi Sonrası Nüks Değişken Yaygın
Uzun Süre Tedavi İhtiyacı değişken Yaklaşık %100
ANA:Anti Nüklear Antikorlar Anti LC-1:Anti Lİver Sitozol Antikor-1, Anti LKM-1:Anti Liver Kidney
Mikrozomal Antikor-1, Anti-SLA/LP: Anti Soluble Liver Antijen / Liver Pankreas Antikoru, ASMA: Anti
Smootth Muscle Antikor, OİH:Otoimmün Hepatit

Tip 2 otoimmün hepatit: Tip 2 OİH anti-LKM1 veya anti LC-1 varlığı ile
ilişkilidir71. Çocuklarda ve genç erişkinlerde daha sık görülmekte olup, tip 1 OİH’den
daha ciddi seyretmektedir72
.

In the US, more than a third of adults are obese, while the rate of childhood obesity has more than doubled in children and quadrupled in adolescents over the past 30 years.

OİH genel olarak 40 yaşın altında ve kadınlarda görülen bir hastalıktır.
Hastalık genel olarak heterojen bir seyir izler ve asemptomatik hastalıktan siroza
kadar herhangi bir formda karşımıza çıkabilir16,73
. Hastaların yaklaşık %25 i tanı
anında asemptomatik olup başka bir nedenle aminotransferaz yüksekliği saptanması
üzerine tanı alırlar27,73. Hastalar genellikle halsizlik, yorgunluk, anoreksi, kilo kaybı,
kas ve eklem ağrısı gibi özgül olmayan semptomlarla başvurabileceği gibi, ateş,
sarılık ishal gibi daha özgül şikayetlerle de başvurabilirler. Özellikle ileri yaşta tanı
alan hastalarda siroz bulunabileceği için, bu hastalar asit ve varis kanaması gibi siroz
komplikasyonlarına bağlı şikayetler ile başvurabilirler31
. Fizik muayene genellikle
normal olmakla beraber akut dönemdeki hastalarda minimal hepatomegali ve
splenomegali bulurken, ileri evredeki hastalarda siroz ve portal hipertansiyonun tüm
bulgularına rastlanabilmektedir74,75
.

About editor

Check Also

İçimizdeki düşman: Bakteriler ve otoimmün hastalıklar

Son on yılda, birlikte yaşam sürdüğümüz mikroskobik canlıların insan sağlığı ile ilişkilerine dair bilimsel yayınlar …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir